• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
AHLAKIMIZ NASIL OLMALIDIR

   Huyların bazısı, insanların yaratılışında bulunan, bildiği gibi, sonradan da elde edilebilir veya değiştirilebilir. Güzel huylara sahip olmak için, ahlâk ilmini öğrenmeye ihtiyaç vardır.
Ahlâk ilmi, ruh sağlığı bilgisi demektir. Tıp ilminin, beden sağlığı bilgisi olmasına benzer. Çünkü kötü huylar, ruhun hastalıkları ve kötü işler de bu hastalıkların alâmetleridir. Ahlâk ilmi çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir. Çünkü ruhun kötülükleri bu ilim ile temizlenebilir. Ruhun, iyi huylarla süslenmesi bununla mümkün olur. İnsan, Ahlâk ilmi sayesinde güel ahlâk sahibi olur. Kirlenmiş, hasta ruhlarda, bu ilim yardımı ile temizlenir, iyi ahlâka kavuşur. İyi, temiz ruhlar da, bu ilim bereketi ile temizliğini artırır, yerleştirir.
İnsanların iyiliğe, ahlâken yükselmeğe elverişli olarak doğar. Nefsin kötü isteklerine uymak, güzel ahlâkı öğrenmemek ve kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, sonradan kötü huyları meydana getirir. Hadis-i Şerifte (Herkes Müslümanlığa elverişli olarak dünyaya gelir. Bunları sonra anaları babaları Yahudi, Hıristiyan ve imânsız yapar.) buyruldu.
Kendi elinle bozuyorsun kendini
Yoksa, Hâlık güzel yaratmıştı seni
Herkesin huyu değişebilir. Hiçbir kimsenin huyu, yaratılıştaki gibi kalmaz. Huylar değişmeseydi, Peygamberlerin getirdikleri dinler boş, lüzumsuz olurdu. Âlimlerin sözbirliği ile koymuş oldukları terbiye ve ceza usulleri abes (gereksiz boş) olurdu. Bütün ilim adamları, çocuklarına ilim ve edep öğretmiş ve terbiyenin fayda sağladığı her zaman görülmüştür. O halde, Huyun değiştiği güneş gibi meydandadır. Şu kadar ki bazı huylar iyice yerleşmiş, ruhun özelliği gibi olmuştur. Böyle huyları değiştirmek, yok etmek pek güç olur. Böyle kötü ahlâk; en çok, cahil ve kötü kimseler de bulunur. Bunu değiştirmek için ağır riyazet ve çok mücahede lâzımdır. Nefsin isteklerini yapmamak için çalışmaya “Riyazet” denir. Nefsin istemediği şeyleri yapmaya da “Mücâhede” denir. Cahiller, aklı noksan olanlar, huy değişmez diyerek nefisle mücahede ve riyazet etmiyorlar. Kötü huylarını temizlemiyorlar. Böyle kabul edip de, herkes kendi hevesine bırakırsa, suçlulara ceza verilmezse, insanlık felâkete gider.
Bunu için, Allahü Teâlâ kullarına acıyarak onları terbiye etmek, iyi ve kötü huyları öğretmek için Peygamberler gönderdi. Bu rehberlerin en yükseği olarak sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmı seçti. Onun dini ile, önce göndermiş olduğu bütün dinleri nesh etti, yürürlükten kaldırdı. Onun dini, bütün dinlerin sonuncusu oldu. Böylece, iyiliklerin ve terbiye usullerinin hepsi onun parlak dininde yer almıştır. Aklı olanlar, iyiyi kötüden ayırabilenler, bu dinden çıkarılmış olan ahlâk kitaplarını okumalı, öğrenmeli ve işlerini buna göre düzenlemelidir. İnsanın dünyada ve ahirette rahata ve huzura, sonsuz saâdete, kurtuluşa kavuşması ve böylece aile ve cemiyet hayatının düzenine yardım etmiş olması lâzımdır. İnsanların birinci vazifesi de budur.
Kaynak : Rehber İlmihâli Sayfa 242

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
105 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam17
Toplam Ziyaret1745
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.32775.3491
Euro6.07226.0965
Hava Durumu
Anlık
Yarın
9° 3°
Saat